İçeriğe geç
ournition
Yazılar

6 dakika

Batık maliyet yanılgısı nedir? Sevmediğin şeyi neden bırakamazsın?

Batık maliyet yanılgısı, geri gelmeyecek bir harcama yüzünden istemediğin bir şeyi sürdürmektir. Ohio'daki tiyatro deneyi ve Concorde'un hikâyesi.

Isaac Levitan, Vladimirka (1892). Bulutlu bir göğün altında ufka kadar uzanan toprak bir yol; yolun kenarında tek başına yürüyen küçük bir yolcu görünüyor.
Vladimirka · Isaac Levitan · 1892

Batık maliyet yanılgısı, geri alamayacağın bir harcama yüzünden artık istemediğin bir şeyi sürdürmektir. En bilinen örneği, parasını ödediğin için sıkıcı bir filmi sonuna kadar izlemek. Film bitse de bitmese de bilet parası geri gelmez. Hesaba yalnız kalan saat girer, o saatin sana ne getireceği ve neye mal olacağı.

Bugün en çok anılan tanım psikologlar Hal Arkes ile Catherine Blumer'den geliyor. İkisi bu eğilimi 1985'te bir dizi deneyle sınadı ve deneylerden biri Ohio'da, gerçek bir tiyatro gişesinde geçti.

Batık maliyet ne demek?

"Batık" sözcüğü buraya ekonomiden geliyor. Harcanmış ve hiçbir yolla geri dönmeyecek para, zaman ya da emek batık maliyettir. Bir kursa ödenen ücret böyledir; iki yıldır üstünde çalışılan bir roman taslağı da.

Ayağını vuran pahalı ayakkabı tanıdık bir örnek. Parasını aylar önce ödedin ve o para geri gelmeyecek. Yine de "O kadar para verdim" diye onu her düğünde giyer, akşam eve topallayarak dönersin. Topallamanın tek gerekçesi kasada bıraktığın para.

Arkes ile Blumer'e göre batık maliyet etkisi, bir işe para, emek ya da zaman yatırıldıktan sonra o işi sürdürmeye daha yatkın olmaktır. Tanım yalnız eğilimi anlatıyor. Eğilim, kararını geçmişteki harcamaya bağladığın anda yanılgıya döner.

Ekonominin kuralını Arkes, 1999'da Peter Ayton ile yazdığı makalede şöyle aktarır: "Önceki bir yatırım, insanın bugünkü seçenekleri değerlendirmesini etkilememeli. Kararı yalnızca bugünkü seçeneklerin getireceği ek maliyet ve kazanç belirlemeli." Yazıdaki alıntıların hepsi bu yazı için Türkçeye çevrildi.

Ohio'daki tiyatro gişesi

Arkes ile Blumer'in en bilinen deneyi Ohio Üniversitesi Tiyatrosu'nun gişesinde geçti. Araştırmacılar tiyatroya para verdi ve sezonun başında gişeye gelen ilk altmış müşteriye rastgele indirim yapılmasını sağladı. Aynı abonmanı müşterilerin kabaca üçte biri 15 dolara aldı, üçte biri 13 dolara, kalanı da 8 dolara.

Abonmanı olan herkes her oyuna aynı koşulla girebiliyordu. Buna rağmen sonraki altı ayda tam fiyatı ödeyenler, indirimli alanlardan daha çok oyuna gitti. Arkes ile Ayton'un yorumuna göre en çok parayı gömmüş olanlar, biletlerini kullanmaya da en istekli olanlardı.

Altmış kişilik, tek tiyatroda ve tek sezonda yapılmış küçük bir deney bu. Ama burada kimse hayalî bir soruya cevap vermiyordu. İnsanlar ceplerinden çıkan parayla kendi akşamlarını nasıl geçireceklerine karar veriyordu.

Kayak sorusu kırk yıl sonra

Aynı makaledeki kayak sorusu ise hayalîdir. Katılımcılar Michigan'a 100 dolarlık bir kayak gezisi için bilet aldıklarını düşünür. Sonra Wisconsin'e 50 dolarlık ikinci bir gezi için de bilet alırlar ve bu geziden daha çok keyif alacaklarını tahmin ederler. Derken iki gezinin aynı hafta sonuna denk geldiğini fark ederler. Yalnız birine gidebilirler.

Katılımcıların çoğu pahalı olanı, yani daha az keyif alacakları geziyi seçti. Oysa iki biletin parası da çoktan ödenmişti ve hangi geziye gidilirse gidilsin geri gelmeyecekti.

Bu tür sorular kırk yıldır ders kitaplarında anlatılıyor. 2025'te Michał Białek ile Ewelina Biesiada bu soruların ne kadar güvenilir ölçtüğüne baktı. 198 kişilik deneylerinde Arkes ile Blumer'in sorularına verilen cevaplar birbiriyle zayıf bir uyum gösterdi. Kayak sorusunun cevapları ise öbür sorularla neredeyse hiç ilişkili çıkmadı.

Yazarlar bu ölçüm sorununun alanın ilerlemesini onlarca yıl yavaşlatmış olabileceğini düşünüyor. Bundan yanılgının olmadığı sonucu çıkmaz. Yalnız hayalî bir hafta sonu için verilen cevap, aynı kişinin gerçek bir hafta sonunda ne yapacağını iyi göstermeyebilir.

Çocuklar neden daha az yanılıyor?

Arkes ile Ayton 1999'da aynı yanılgıyı hayvanlarda ve küçük çocuklarda da aradı. Hayvanlarda açık ve tartışmasız tek bir örnek bulamadılar. Küçük çocuklar ise batık maliyete benzeyen durumlarda yetişkinlerden daha doğru karar veriyordu.

Yelpazenin öbür ucundan da bir ipucu geliyor. JoNell Strough ve arkadaşları 2008'de 75 üniversite öğrencisini, 58 ile 91 yaş arasındaki 73 kişiyle karşılaştırdı. Sorulardan biri, parasını ödedikleri ama ilk beş dakikasında sıkıldıkları bir filmi izlemeyi sürdürüp sürdürmeyecekleriydi. Yaşlı katılımcılar yanılgıya gençlerden daha az düştü.

Arkes ile Ayton'un açıklaması bir terbiye kuralına dayanıyor. Yetişkinler küçükken öğrendikleri "İsraf etme" kuralını fazla genelliyor. Kural çoğu zaman işe yarar. Tabaktakini bitirmek, eskiyen ayakkabıyı tamire götürmek ondan gelir. Tok olduğun hâlde yemeye devam ettiğinde ise aynı kural seni yanıltır. Boşa gitmiş para, sonuna kadar kullanılınca kurtarılmış gibi gelir.

İkinci açıklama, yanıldığını kabul etmenin güçlüğüyle ilgili. Barry Staw 1976'da 240 işletme öğrencisine bir şirketin finans müdürü rolünü verdi. Öğrencilerin bir kısmı önce 10 milyon dolarlık araştırma bütçesini şirketin iki bölümünden birine ayırdı, ardından beş yıl sonrasına ait hayalî rakamları gördü. Bazılarının seçtiği bölüm bu rakamlarda kötüye gidiyordu.

Sonra öğrencilerden 20 milyon dolarlık yeni bütçeyi iki bölüm arasında paylaştırmaları istendi. Kötü giden bölümü kendisi seçmiş olanlar ona ortalama 13 milyon dolar ayırdı ve bu, deneydeki öbür üç gruptan fazlaydı. İlk kararı başka bir müdürün verdiği anlatılan öğrenciler ise önceki seçime ortalama 8,9 milyon dolar verdi.

Staw bu davranışa "bağlılığın tırmanması" adını verdi. İnsan kendi kararını haklı çıkarmak için kaybettiren yola daha çok kaynak yatırabiliyor. Masada gerçek para yoktu, oynayanlar da rol yapan öğrencilerdi.

Concorde'un adı makalede geçmiyor

1976'da biyologlar Richard Dawkins ile T. R. Carlisle, Nature dergisinde kuşlarda anne ve babanın yavruya yatırımı üzerine kısa bir makale yayımladı. Bir eşin yavruyu bırakıp bırakmayacağını, o yavruya o güne dek ne kadar yatırım yaptığıyla açıklayan bir fikre itiraz ediyorlardı.

Fikrin neden çekici geldiğini anlatan cümlede bir uçak var: "Örneğin süpersonik bir yolcu uçağına büyük yatırım yapmış bir hükümet, geleceğe dair aklı başında bir değerlendirme bırakmasını söylese bile, onu bırakmakta isteksiz olur. Bu anlaşılır bir şeydir." Dawkins ile Carlisle'a göre bu sezgi yanıltıcıydı. Doğru soru, bundan sonra ne gerektiğiydi.

Makale uçağın adını vermiyor. Yanılgı bugün İngiltere ile Fransa'nın ortaklaşa geliştirdiği o uçak yüzünden "Concorde yanılgısı" diye de anılıyor. Arkes ile Ayton'a göre bu ad daha çok hayvan davranışı için kullanılıyor, insanlar için ise "batık maliyet etkisi" deniyor.

Başkasının ödediği bilet

Christopher Olivola 2018'de toplam 6.076 kişiyle sekiz deney yaptı ve aynı eğilimi parayı başka birinin ödediği durumlarda da buldu. Senaryolardan birinde katılımcılar ellerinde basketbol maçının ön sıra bileti olduğunu düşündü. Maç günü korkunç bir fırtına vardı, yol hem çok soğuk hem tehlikeliydi.

Bazı katılımcılara biletin parasını bir arkadaşlarının ödediği anlatıldı. Bu katılımcılar da bileti bedavaya almış olanlardan daha çok maça gitmeye yöneldi. Olivola'ya göre paranın sahibi yakın bir arkadaş da olsa uzak biri de olsa etki değişmiyordu.

Annenin aldığı ama hiç sevmediğin kazak dolaptan belki bu yüzden çıkmıyor.

Zararın neresinden dönülse

David Ronayne, Daniel Sgroi ve Anthony Tuckwell 2021'de batık maliyeti gerçek parayla sınadı. İngilizce makale bir Türk atasözüyle açılıyor. Atasözünün İngilizcesi "Yanlış yolda ne kadar ilerlemiş olursan ol, geri dön" diyor, Türkçedeki karşılığı "Zararın neresinden dönülse kârdır."

Bu deneyde batık maliyet emekti. Katılımcılar önce emek isteyen bir görevle piyango bileti kazandı. Sonra bu bileti açıkça daha iyi olan bir başkasıyla değiştirme fırsatı buldular. Emek harcayan 268 kişinin yüzde 23'ü kendi biletinde ısrar etti. Bileti emek harcamadan alan 197 kişide bu oran yüzde 7'ydi.

Bu bulgular sürdürmenin her zaman yanlış olduğunu söylemiyor. Yeni bir dilin ilk ayları zor geçer, bir romanın ilk yüz sayfası da. Emek zamanla karşılığını verebilir. Fark, devam etmek için elinde "Bu kadar emek verdim" cümlesinden başka bir gerekçe kalıp kalmadığında.

Yarıda bırakmayı düşündüğün bir kitap varsa, okumayı bırakma hakkını anlatan yazı bu soruya ayrıca bakıyor. Yarım kalan işlerin insanı neden geri çağırdığı da Zeigarnik etkisi yazısında anlatılıyor.

Sıfırdan başlasaydın yine seçer miydin?

Artık keyif almadığın hâlde sürdürdüğün bir kurs olsun. Hesabı görmek için bir kâğıdı ikiye bölmek yeter. Sol yarıya o kursa bugüne kadar verdiğin parayı ve akşamları yaz, sağ yarıya bundan sonra vereceklerini. Sonra sol yarının üstünü çiz.

Bu iki sütunu sınayan bir çalışma yok. Arkes ile Ayton'un aktardığı ekonomi kuralının kâğıt üstündeki hâli bu kadar.

Kâğıtta yalnız sağ sütun kaldığında sorulacak soru da tek. Sağdaki bedel bugün önüne ilk kez konsaydı, o kursa yine yazılır mıydın?

Kaynaklar (9)

Bu yazı uzundu. İlk Satır iki dakikada biter.

Örnek sayı: Boş bir duvara bakarak yürüyenler

Boş bir duvara bakarak yürüyen insanlar, oturanlardan daha çok fikir buldu.

Sayı şu soruyla biter:

On dakika yürüdükten sonra, takıldığın bir iş için kaç yeni yol aklına geliyor?

Sayının tamamını oku

Ücretsiz ve reklamsız. Her e-postanın altında ayrılma bağlantısı var.

Caspar David Friedrich, Deniz Kenarında Keşiş (1808-1810). Kumsalda tek bir insan koyu denize bakıyor; üstünde gri ve geniş bir gökyüzü var.

Sıradaki yazı · 6 dakika

Tek başına tatile gitmek istiyorum ama çekiniyorum: neden?

Tek başına tatile gitmek isteyip çekiniyorsan, araştırmalara göre seni durduran çoğu zaman yalnız görülme kaygısı. Bir galeri deneyi ve Freya Stark.

Başka yazılar

Bütün yazılar