6 dakika
Tek başına tatile gitmek istiyorum ama çekiniyorum: neden?
Tek başına tatile gitmek isteyip çekiniyorsan, araştırmalara göre seni durduran çoğu zaman yalnız görülme kaygısı. Bir galeri deneyi ve Freya Stark.

ABD'de iki işletme okulunda yapılan deneylere göre insanlar keyif için bir yere tek başına gitmekten kaçınıyor, çünkü onları görenlerin kimsesi olmadığına hükmedeceğini sanıyor. Tek başına tatile gitmek isteyip çekiniyorsan, çekincenin büyük kısmı da buradan gelir. Aynı deneylerde yalnız gidenler, gittikleri yerden önceden sandıklarından daha çok keyif aldı.
Çoğu zaman en çok korkulan an, ilk akşam lokantada tek kişilik bir masaya oturduğun andır. Gezgin Freya Stark ise yabancı bir şehirde yalnız uyanmayı dünyanın en hoş duygularından biri saymıştı.
Çekince başkalarının bakışından doğuyor
Rebecca Ratner ile Rebecca Hamilton tüketici davranışı üzerine çalışan iki araştırmacı. 2015'te yayımlanan makalelerinde, insanların keyif için yaptıkları işleri tek başına yapmaktan kaçındığını gösterdiler. Bu işlerin en tanıdık örnekleri sinemaya gitmekle dışarıda yemek yemek.
Kaçınma en çok başkalarının görebileceği yerlerde ortaya çıktı. Georgetown Üniversitesi'nin çalışma hakkındaki yazısına göre katılımcılar yalnız izleyecekleri filmi salon yerine evde izlemeyi seçti, salona gitmeleri gerektiğinde de daha tenha seansları tercih etti.
Araştırmacılar sebebi başkalarının vereceği hükümde buldu. Yalnız gitmeyi düşünen kişi, onu görenlerin arkadaşı olmadığı sonucuna varacağını tahmin ediyor ve bu tahmin gitme isteğini azaltıyor.
Konuya ilgilerinin kendi hayatlarından geldiğini de söylüyorlar. Hamilton tek çocuktu, Ratner de 14 yaşına kadar tek çocuk olarak büyüdü. Hamilton bir söyleşide ikisinin de yemeğe ya da sinemaya yalnız gitmekte böyle bir isteksizlik duymadığını anlatıyor. Başkalarının çekincesi belki de bu yüzden onlara tuhaf gelmişti.
Yalnız gidince gerçekten daha az keyif alır mısın?
Ratner ile Hamilton'ın en çok anılan deneyi bir sanat galerisinde geçiyor. Katılımcıların bir kısmı galeriye tek başına, bir kısmı bir arkadaşıyla girdi ve içeri girmeden önce yalnız gidenler daha az keyif alacaklarını tahmin etti. Araştırmacılar aynı kişilere çıkışta da sordu. Yalnız gezenler, arkadaşıyla gezenler kadar keyif almıştı.
Makalenin özeti bunu daha genel bir cümleyle söylüyor. İnsanlar, yanlarında biri olmazsa bu tür etkinliklerden alacakları keyfin ne kadar azalacağını gözünde büyütüyor. Hamilton söyleşide aynı bulguyu şöyle anlatıyor: "İnsanların, yalnızken ne kadar eğleneceklerini başkalarıyla olacağa göre hafife aldığını gösteren bulgular görüyoruz."
Bulgunun bir sınırı var. Deney galeride, kısa bir ziyarette yapıldı. Bir haftalık tatilde akşamlar uzar ve yağmurlu bir günde konuşacak kimse olmayabilir. Deney bunları ölçmedi, ama en azından ilk adımda çekincenin yaşanacak şeyden büyük olabileceğini gösteriyor.
Bir amaç olunca yalnızlık daha az göze batıyor
Araştırmanın daha pratik bulgusu da var. Etkinlik keyif için değil de iş için yapılıyor gibi görününce insanlar onu yalnız yapmaya daha istekli oluyor. İş halletmeye ya da müzede bir şey öğrenmeye tek başına giden kimseye tuhaf görünmüyor.
Makalenin özeti çekinceyi azaltan iki şey sayıyor: etkinliğin bir amaca hizmet ediyor gibi görünmesi ve seni görecek insanların az olacağını bilmek.
Tatilde ilkinin karşılığı basit olabilir. Elindeki kitap ya da eskiz defteri, masada yalnız oturmana sebep verir. Kitap örneği deneylerde geçmiyor, özetteki bulgudan çıkarılmış bir tahmin.
İkincisinin karşılığı, ilk günlerde tenha saatleri ve yerleri seçmek. Sahile sabah inmek ya da müzeyi hafta içi gezmek gibi.
Seni yalnız görenler ne düşünüyor?
Çekincenin merkezinde, seni yalnız görenlerin senin hakkında kötü düşüneceği tahmini var. Ratner bu tahmini Yuechen Wu ile birlikte sınamaya başladı ve sonuçları, çalışmalar henüz yayımlanmamışken, 2019'da Behavioral Scientist dergisindeki bir yazısında anlattı.
Katılımcılar, aşevinde tek başına gönüllü çalışan birini, aynı işi arkadaşlarıyla yapandan daha özverili buldu. Bir öğleden sonrasını çikolatalı trüf yaparak geçirdiğini paylaşan kişiyi de, bu işi tek başına yaptıysa, işe daha meraklı ve daha bilgili saydılar.
Tatil için en işe yarar sonuç belki de sonuncusu. Katılımcılar yalnız biriyle sohbet başlatmaya daha istekli olduklarını söyledi, çünkü yalnız birinin konuşmaya daha açık olacağını düşünüyorlardı.
Bu bulgular yayımlanmamış çalışmalardan geliyor ve ayrıntıları bilinmiyor. Doğru çıkarlarsa, yalnız olan kişi başkalarının ona acıdığını sanırken ona bakanların gözünde meraklı ve konuşulabilir biri olabilir.
Tatilde bunun karşılığını görmüş olabilirsin. Kalabalık bir masaya kimse kolay kolay yaklaşmaz, ama barda tek başına oturan birine yan taraftan biri yol sorar, bir başkası hangi yemeği önerdiğini söyler.
Yalnız kalmanın iyi yanları
Psikologlar uzun süre yalnız kalmayı daha çok bir eksiklik gibi inceledi. Christopher Long ile James Averill 2003'teki makalelerinde bu dengeyi değiştirmeye çalıştı. Onlara göre filozoflar ve sanatçılar yalnız kalmanın değerini çoktan görmüştü, psikoloji ise çoğunlukla yalnızlığın acısına bakmıştı.
Makale yalnız kalmanın faydaları arasında özgürlüğü, yaratıcılığı ve yakınlığı sayıyor. Yakınlık ilk bakışta tuhaf görünebilir, çünkü yalnız kalan insan başkalarından uzaktadır. Özet bunun nasıl işlediğini anlatmıyor. Tek başına bir sahilde yürürken aklına ilk kimin geldiği belki bir ipucu verir.
Long ile Averill yalnız kalmanın risklerini de ele alıyor. Kendi seçtiğin yalnızlıkla istemeden içine düştüğün yalnızlık aynı şey değil. İstemeden gelen yalnızlığın evdeki hâlini yalnız yaşamanın zor saatlerine bakan yazı anlatıyor.
Freya Stark ve yabancı bir şehirde ilk sabah
Freya Stark 1893'te Paris'te doğdu ve yüz yaşına kadar yaşadı. 1927 Kasım'ında Beyrut'a giden bir gemiye bindi, sonraki yıllarda Orta Doğu'yu dolaşıp gezi kitapları yazdı. 1937'de yayımlanan Baghdad Sketches (Bağdat Eskizleri) kitabındaki cümle şöyle: "Yabancı bir şehirde bütünüyle yalnız uyanmak, dünyanın en hoş duygularından biridir."
Gezgin olmaya geç başladı. 30 yaşında Londra'da Arapça öğrenmeye başladı, arkasından Farsça geldi. 1931'e gelindiğinde batı İran'ın Batılıların hiç tanımadığı bölgelerine üç zorlu yolculuk yapmıştı ve bu yolculukları 1934'te The Valleys of the Assassins (Haşhaşilerin Vadileri) adıyla yayımladı.
Yolculuklarının hepsi yalnız geçmedi. Çoğunda bir rehberi, bazen bir yol arkadaşı vardı. Övdüğü şey bu yüzden uzun bir yalnızlık sayılmaz, yeni bir şehirde güne tek başına başlamaktır.
Stark'ın yolu Türkiye'ye de düştü. 1954'te, 61 yaşındayken yayımladığı Ionia: A Quest kitabında İzmir'i kendine üs edinip İyonya ve Karya'nın antik kentlerini dolaşıyor.
Tek başına tatile gidilir mi?
Gidilir. Buradaki önerileri bir deney sınamadı; yukarıdaki bulguları tatile uyarlıyorlar.
Bu soruyu soranlar çoğu zaman üç şeyden çekinir: sıkılmaktan, yalnız yemekten ve güvenlikten. Galeri deneyinde yalnız gidenler tahmin ettiklerinden fazla keyif almıştı, yani sıkılma kaygısı da gereğinden büyük olabilir.
İlk deneme kısa olabilir. İki gecelik bir yolculuk bir şehrin sana uyup uymadığını görmeye yeter ve bu şehir daha önce bir kez gördüğün, çok uzak olmayan bir yer de olabilir.
Her güne küçük bir amaç koyabilirsin, bir müze ya da semt pazarı gibi. Ratner ile Hamilton'ın bulgusuna göre amacı olan gezinti, yalnız olduğunu daha az görünür kılıyor.
Yemek kaygısı en somutu. İlk akşam için erken bir saat seçip yanına kitap almak işi kolaylaştırır. İkinci akşam ise artık ilk akşam değildir.
Ratner ile Wu'nun yayımlanmamış bulgusu doğruysa, yalnız oturduğun masa sohbete de açıktır. Kaldığın yerin sahibine yakında görülecek bir yer sormak, günün ilk sohbetini başlatmaya yetebilir. Garsona ne önerdiğini sormak da öyle.
Güvenlik kaygısı da yersiz sayılmaz. Onun için basit bir alışkanlık yeter, kaldığın yerin adresini ve dönüş gününü bir yakınına bildirmek. Yolculuktan bir şey eksiltmez, yalnızca bir yakının nerede olduğunu bilir.
Şehirden çıkmadan küçük bir prova
Yalnız gitmeyi hep ertelediğin bir yer olabilir, bir sinema ya da sergi. Gitmeden önce bir kâğıda iki şey yaz. İlki, oradan ne kadar keyif alacağını tahmin ettiğin 1 ile 10 arasında bir sayı. İkincisi, seni asıl rahatsız edenin yerin kendisi mi, yoksa seni görecek insanlar mı olduğu.
Dönüşte aynı kâğıda ikinci bir sayı gelir, gerçekte ne kadar keyif aldığın. Ratner ile Hamilton galerideki katılımcılara buna benzer iki soru sormuştu, biri girişte, biri çıkışta. İki sayı arasındaki fark, tatil kararın için senin kendi ölçün olabilir.
Hamilton söyleşinin sonunda umutlu bir şey söylüyor: "Belki tek gereken, birinin 'Tamam, deneyeceğim' demesidir."
Belki ilk sabah bir pansiyonun kahvaltı salonunda tek başına oturursun. Yan masadaki aile çayını tazeliyor, garson ekmek sepetini bırakıp gidiyor. Kimse dönüp sana bakmıyor.
Kaynaklar (6)
- Ratner, R. K. ve Hamilton, R. W. (2015). Inhibited from bowling alone. Journal of Consumer Research, 42(2), 266-283. (özet yayıncı sayfasından okundu; tam metin açılamadı). Özetten aktarılan cümlenin çevirisi bu yazıya ait
- Ratner, R. (2019, 11 Kasım). Fear of flying solo? Don't panic, there are benefits to venturing out alone. Behavioral Scientist. Galeri deneyinin yazarın kendi anlatımı
- Kaplan, M. D. G. (2017, 28 Haziran). The value of going alone. Georgetown University McDonough School of Business. Yazı ilk kez Georgetown Business dergisinin 2015 sonbahar sayısında çıktı. Sinema seansı bulgusu ve Hamilton'ın söyleşisi. . Hamilton'dan alıntıların çevirisi bu yazıya ait
- Long, C. R. ve Averill, J. R. (2003). Solitude: An exploration of benefits of being alone. Journal for the Theory of Social Behaviour, 33(1), 21-44. / (yalnız özet okundu)
- Stark, F. (1937). Baghdad Sketches. Alıntı Wikiquote'tan; kitabın sayfası açılamadı. Çeviri bu yazıya ait
- Stark, F. (1954). Ionia: A Quest. Kitabın tanıtımı
Bu yazı uzundu. İlk Satır iki dakikada biter.
Boş bir duvara bakarak yürüyen insanlar, oturanlardan daha çok fikir buldu.
Sayı şu soruyla biter:
On dakika yürüdükten sonra, takıldığın bir iş için kaç yeni yol aklına geliyor?

Sıradaki yazı · 6 dakika
Evim çok dağınık, ne yapabilirim? Toplamaya nereden başlamalı?
Ev çok dağınıkken işe her sabah gördüğün tek bir yüzeyden başlamak yeter. Dağınıklığı ertelenmiş kararlara bağlayan araştırmalar ve Einstein'ın masası.



